29 Haziran 2019 Cumartesi

EFES MÜZESİ (Selçuk/izmir)










   İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Müzesi'ndeyiz şimdi de.Müzede Efes Artemis Heykeli sergilenen en özgün parçadır.Doğurganlığın ve bereketin sembolu olan bir ana tanrıçadır.Dünyanın yedi harikasından biri olan Efes Artemis Tapınağı, bu tanrıça adına yapılmıştır.

Bir kısmı Efes kazılarından çıkan eserler bir kısmı da yakın çevredeki Klarostandır.
Efes Müzesinde şu bölümler yer alır:
1- yamaç Evler buluntular salonu
2- Çeşme buluntular salonu
3- Yeni ve küçük buluntular salonu
4- Büyük avlu
5- Mezar buluntular salonu
6- Artemis Ephesia salonu
7- İmparator kültü salonu
8- Küçük avlu

Müzede ayrıca resimlerle Selçuk bölgesinin şu andaki halinden önceki yıllara dair  resimlerle anlatımı var:

MS.4.yy sonu  Kentin büyük ölçüde yeniden inşası
MS 431 3.ekümenik konsil toplantısının patrik memnon 'un katılımıyla efes'te yapılması.Meryem ananın Theotokos  (tanrıyı doğuran, tanrı anası) ilan edilmesi
MS 654/655 Muaviye komutasındaki Arapların ilk saldırısı, bundan sonra psikoposlupğun tamamının St Jean kilisesine taşımnması.
MS 1300 ler Ayasuluk'un Anadolu selçukluların eline geçmesi ve Aydınoğulları beyliğinin merkezi haline gelmesi15.yyın başlarında Osmanlı hakimiyetinin başlaması
1923'den sonra Kentin isminişn selçuk adını alması



                                                              

  Müze genel olarak güzel.İçinde bir kafesi ve bir hediyelik eşya dükkanı mevcut.

  Müze tüm sene boyunca açıkmış.Yaz döneminde 08:00-19:00 kış döneminde ise 08:00-17:00 arasında açık.

27 Haziran 2019 Perşembe

TİTUS TÜNELİ ve BEŞİKLİ MAĞARA (Hatay)




   Hatay'ın Samandağı ilçesinde tahmin ettiğimden daha büyük tünel ve mağara...

   Antakya'yı seviyoruz.özellikle yemeklerini, (Gaziantep ve Antakya yemek konusunda bir numaradır) Mozaik müzesini, çarşısını ve dağlarındaki köylerini,Defne şehri...

   Bu sefer şehirde biraz zaman geçirdikten sonra Samandağına gittik.Dağ yolunda Musa Köyü'ne uğradık.Samandağından 5 km uzaklıktaki Titus Tüneline doğru yol aldık.

   İ.Ö.1.yy da yapılmış olan tüneldi hedefimiz.Dağlardan inerek yaşamı tehdit eden sel ve taşkınlardan korunmak için Roma İmparatoru Vespasian, şehrin etrafını dolanarak akıntının yönünü değiştirecek bir tünel yağılmasını emretmiş.İnşaat İ.S69 yılında başlamış ve İ.S.81 yılında halefi ve oğlu Titus tarafından bitirlmiş.
   Tünel 380 m.uzunluğunda, 7 m yüksekliğinde ve 6 m genişliğinde.Çekiç ve murç yardımıyla dağı oyarak şekillendirilmiş.Bu tünelin elle yapılan dünyanın en büyük tüneli olduğu söyleniyor.

   Tünelin 100 metre ilerisinde Beşikli Mağara ,kaya mezarlarının en geniş ve ünlülerinden biri.İçinde 12 adet mezar var.Mezarlar duvarla birbirinden ayrılmış.



   Tünel her gün ziyarete açık.Kış döneminde 17.00, yaz döneminde ise 19:00 a kadar gidilebilir.Siz yine de gitmeden saatleri kontrol edin.Buraya servislerle de gelmek mümkünmüş.Samandağ dan araç varmış.Araç ile gelinecekse tabelalar takip edilebilir.Kolay zaten.

   Biz şehir merkezinde kaldığımızdan gezimiz bitince otele doğru yol aldık.Ama bu civarda da kalacak yerler var.Çok sakin ve şehirden uzak ama...Otel olarak ilk Anemon'u tercih ettik.Anemon'da  bazı başka şehirlerde çok rahat ettiysek de buradaki yetersizdi.Odada pek çok eksiklik vardı.Havuzu pisti vs vs...
 2.gün Ottoman Palace'a gittik.Yıllar önce otel daha iyiyidi.Daha konforluydu.Termal havuzları ve açık havuzu var.Ancak otel kendini yıllar içinde yenilememiş, yerler halıflex hala!, Müşteri ilişkileri ve çalışanlar yetersiz,pahalı bir otel olmasına rağmen kalite çok düşmüş..bir tek restoranı başarılı..
   merkezde restoran olarak Anadolu restoranı kesinlikle öneririrm.ayrıca merkezde çarşı içinde kasapların gözünüzün önünde pişirip servis ettiği güzel yerler var..

19 Haziran 2019 Çarşamba

AZİZ NESİN MATEMATİK KÖYÜ (ŞİRİNCE/İZMİR)

   


    İzmir'in Selçuk ilçesinin Şirince Köy'ündeyiz.Selçuk'tan Şirince'ye 7 km, Şirince'den de köye 1 km kadar gidiliyor.Defalarca Şirince'ye geldim ama Aziz Nesin Matematik Köyü'ne bir türlü denk gelmemişti gitmek.Sonra kızımın matematik dersinde hazırlaması gereken matematik gazetesi için bulunmaz fırsat dedik...

   Şirince'nin 1 km daha dışında, gerçekten küçük başka bir köy inşa edilmiş, küçük bir kampüs gibi...Mis gibi tertemiz dağ havası, yemyeşil ağaçlar, çİçekler ve köy havasına uygun taş, saman ve çamurdan yapılar...Nesin Vakfına ait 55 dönüm arsanın birazı zeytinlik birazı da köy....Her yer kitap...Büyük bir kütüphanesi var.yemekhanesi,kafeteryası, barınmak için odaları var.

           

   Her yaşta misafiri ağırlıyor burası.Sadece matematik değil sanat, felsefe,mimarlık da öğrenilip öğretiliyor, sohbet ediliyor.Çok sakin ve huzur dolu bir köy.Saatlerce oturup düşünmek için her olanak var.Burada tv, müzik yayını vs yokmuş.Ama elektrik,internet falan var tabii.

   Biz gittiğimizde Türkiye'nin çeşitli şehirlerindeki okullardan gelmiş Ortaokul ve lise öğrencilerinin 1 haftalık kampı vardı.Biz turist gibi gezdik ve çıktık, kimse rahatsız olmadı, sanırım alışkınlar.

   Burası 500 kişilik kapasitesi ile özel toplantılar, eski mezunlar buluşması, kamp vs için de uygunmuş.

Biz gittik, şaşırdık, gezdik ve çok sevdik...

Şirince ise tek başına başka yazıda...







18 Haziran 2019 Salı

DOĞANBEY (Söke/Aydın)



   Aydın ili Söke ilçesine 30 km uzaklıkta bir köy Doğanbey.Buraya defalarca gelmişizdir.Bazen uzaktan gelen misafimizle akşam yemeği için,  bazen de teknelerle avlanan dil balıklarından almak için.Eğer dil balığı seviyorsanız Doğanbey'den aşağıda deniz kıyısında balıkçı barınakları var burada taze tutulmuş deniz balığı mevcut.Ancak belli günü ve saati oluyor.


   Doğanbey eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılıyor.Gezilesi olan eski olan. köyü Kurtuluş savaşı sırasında  Yunanistan'a göç eden Rumlardan kalma bir köydür.Mykale Dağları'na (Dilek dağları)ndadır. Köydeki binalar aslına uygun şekilde restore edilmiş.Rumca 'odalar' anlamına gelen 'domatia' ismiyle kurulmuş bu köy zamanla 'Doğanbey' ismini almış.Taş evler, dar sokaklar, temiz havası olan küçük bir köy.

              
   Bu civarda yaşayanlar bilir.Kuşadasının en temiz denizi Milli parktadır.Doğanbey'de aslında Milli Park'ın tam sırt tarafında yer alır.Doğanbey'den denize doğru inince yarımadanın en ucunda birkaç  salaş balıkçı restoranları mevcut.Sipariş vermeden önce fiyat almanızı öneririm...Çocuklarınız varsa sahilde koşup oynayabilirler.(denize bu taraftan girilmiyor).Sahile vurmuş yengeç, balık vs gözlemleyebilirler.

   Bu bölge jandarma koruması altında , restoranlar yarımadanın en uç noktasında bulunuyor.Burası Yunan adası Sisam'a çok yakın.

  Yolu biraz virajlı.Sessiz, sakin bir yer.

 







17 Haziran 2019 Pazartesi

SEDİR ADASI (KEDRAİ) MUĞLA







   Sedir adası çocukken defalarca geldiğim, ama çocuklarımla ilk kez geldiğim muazzam yerlerden biri.Aslında geçmiş zaman kullanmalıyım çünkü ben küçükken geldiğimde burası bu denli kalabalık değildi, pek bilinmiyordu.Tesis yoktu.Sanki daha çok kum vardı.Ama yine de görülesi...

   Marmaris- Muğla yolunun 12. km'sinden sola ayrılan yoldan devam edip Çamlı İskelesine geldik.Sedir Adasına araç yolu yok.Sadece tekne ile gidilebiliyor.Denize girebilir, Kedrai Antik Kentini gezebilirsiniz.Küçük bir ada zaten.


            

   Kleopatra Plajının altın sarısı kumları ve masmavi denizi ile Sedir adası görülmesi gereken doğal güzelliklerden birisi.Kendrai  (Cedrae) Antik Kenti ve Kleopatra Plajı ile ünlü bir ada burası.Kedrai eski yunanacada sedirler (ağaç) anlamına geliyor.Kentin orta kesiminde Dor düzeninde Apollon tapınağı varmış ancak günümüze sadece temelleri ulaşabilmiş.Binlerce yıllık tarihten agora ve tiyatro hala duruyor.





   Adanın muhteşem altın sarısı kumlarından öykülenen Kleopatra kumu ünlü.Çeşitli anlatılar var bununla ilgili, en yaygını; kumların Mısır Kraliçesi Kleopatra ile sevgilisi Romalı Komutan Antonius'un adada buluşmaları için Mısır'dan gemilerle getirtildiği şeklindedir.Doğru olabilir çünkü böyle kuma Türkiye'de hiç rastlamadım.Ada'daki bu kumlar koruma altına alınmış şimdi.Üzerinde terlikle dolaşmak, kumdan almak,güneşlenmek  vs yasak.:)

   Burada  restorant ve giyinme kabinleri de var.Restoranda kaliteli yiyecek bulmak zor.40 liraya lezzetsiz hamburger yenebilir! Çay,kahve idare eder...

   Adada konaklama yapılmıyor.Çadır vs yasak.Tekneyle geldiğiniz gibi tekneyle dönüş yapıyorsunuz...


14 Haziran 2019 Cuma

MUSA AĞACI (Samandağı/Antakya)

   


   Musa Ağacı bölgenin en çok ziyaret alanlarından birisi.Hataydayken biraz da keşif yapalım diye atladık arabaya tırmandık dağlara.Musa Ağacı'nı da burada bulduk.

  3000 yıldır ayakta durduğu düşünülen Musa Ağacı da Hıdırbey köyü sınırları içinde yer alıyor.

   Efsanesi şöyleymiş: Hz. Hızır ve Hz. Musa birlikte Hıdırbey Köyü yakınında bulunan Musa Dağı'na çıkarlar.Bu sırada Hz.Musa çok susar ve bastonunu buraya bırakararak dereye su içmek için gider.Ardından yola devam ederler.Hz.Musa birden bastonunu unuttuğunu fark eder ve geri dönerler.Bakarlar ki asa olduğu yerde yeşermiş bir fidan haline gelmiştir.sonra o fidan büyür ve Musa ağacı olarak anılır.

   Burası ünlü Vakıflı Köyüne de komşu.
Köyün ortasından dere geçiyor.Derenin kenarında ise devasa Musa Ağacı var.Kalabalıktı burası.







   Yoldayken ekmek yapan hanımlar gördük.Selam vermek için durduğumuzda bize ekmek ikram ettiler, sıcacık sacta pişen mis gibi taze ekmeğe kim hayır diyebilir ki? Ellerinize sağlık paylaşımcı köy kadınları.İyi ki varsınız.




Buradan ayrılınca yola devam edip Suriye sınırına 30 km uzaklıktaki Türkiye'nin halen tek Ermeni köyü olan ve organik tarımın yapıldığı Vakıflı Köyüne vardık.Çay molası verip, doğal ürünlere göz attık...


12 Haziran 2019 Çarşamba

KAPIKIRI /Heraklia Antik Kenti






   Ege Bölge'sinin en büyük gölü olan bafa Gölü'nün kenarındaki Kapıkırı Köyü içinde bulunan HERAKLIA Antik kentiydeyiz şimdide.

   Kapıkırı Bafa Gölü'nün hemen kenarında.Muğla'nın Milas ilçesine bağlı tarihi bir köy.Hem tarih hem doğal güzellikleri muhteşem.Aynı zamanda ilginç de bir köy çünkü tarihin içine köy yapılmış gibi.Mesela köyde 'Şehir Meclisi'ne gitmek için bir evin bahçesinden geçtik, düşünsenize evinizin bahçesinde yüzyıllarca yıl önce yapılmış tarihi sütunlar var:)

   Bafa Gölünün kıyısında tertemiz havası,  yemyeşil doğası ile bir pazar günü gelmeye değer.Bafa gölü eskiden Ege denizinin bri körfeziymiş.Yüzyıllar içinde Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonlar ile bir göl haline gelmiş.

   Bafa Gölü'nü geçtikten sonra  Kapıkırı tabelasını takip edip sola girdik.Uzunca bir patikadan sonra köye ulaştık.Köyün hemen girişinde teyzeler yere açtıkları tezgahlarında el emeği yazmalar, boncuklar falan satıyorlardı.Aslında neden köyde yapılan %100 organik tarım ürünleri için (aynı zamanda organik tarım köyü burası) ve (acaip güzel narlar vardı) nardan yapılan ev ürünleri satmıyorlar  merak ediyorum.


   Sevimli teyzeler ve ablalar  turiste alışkın zaten arabanızı şuraya parkedin, şu tarafa gidin falan tarzındaki yol göstermelerinden sonra yola koyulduk.Önce Göl kenarına indik.Buraya arabayla da inilebiliyor.çay,kahve içebilecek yerler var, çocuklarda deniz kabuğu topladılar.Gölün içinde tam adanın üzerinde bir kale var, buraya ve diğer küçük adalara kayık ile göl turu geçilebiliyor.




      Sonra geldiğimiz yöne geri dönüp Kaya Mezarlığı'na yöneldik.Tepeye çıktığımızdaki gördüğümüz Göl manzarası  gerçekten çok güzeldi.Mezarların bir kısmı duruyor, bazıları ise suyun içinde kalmış, kısmen gözüküyor.Tepeye çıktığınızda  kaya mezarlarını,Athena tapınağını, şehir sularını ve Agora'dan kalanları gezebilirsiniz.

   Köy halkı hayvancılıkla geçindiği için yukarıya köyün merkezine geldikçe tezek ve hayvan kokmaya başlıyor ama ben bu kokuya bayılıyorum:) Çünkü bana hep bayramlarda rahmetli dedemin ve teyzelerimin olduğu köye gittiğimizdeki kokuyu hatırlatır.Çocukluğumun çok güzel günleri...Bir de köylerde odun sobasından çıkan o tütmüş adun kokusu yok mu bayılırımmmm...



   Bafa Gölü'nde 5 adet ada bulunuyor.Bu adaların bazıları endemik kuş türlerinin üreme noktasıymış.

   Zaman içinde Heraklia Kenti'nin denizle iletişimi kesilince kent önemini yitirmiş.

   Gelmişken bafa Gölü kıyısında bir şeyler yemek lazım.Kefal, levrek ve yılan balığı gölden çıkıyormuş.Gölün yılan balığı usta ellerde pişerse gerçekten lezzettli olabiliyor...Tavsiye ederim...Gölden tutulmuş yılan balığı burada makbul olanmış dendi.Bizde denedik ve beğendik.Natura Panorama Restauranta gittik.Gayet güzel ,temiz, gölün hemen kenarında idi.Çocuklar ağaçların içinde koşturup oynadılar.Sanırım bungalov tarzı evler de var kalmak için...
Köyde kalacak pansiyonlar gördük.Bizim eve dönmemiz gayet kolay olduğundan kalmadık ama güzel bir köyde hem kafamı dinleyeyim hem yürüyüş yapıp, tarihle iç içe olayım hemde göl kenarında değişik kuşlar görğp temiz havayı içime çekeyim derseniz bu köye gidin derim...





-ve bitti-

EFES MÜZESİ (Selçuk/izmir)

   İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Müzesi'ndeyiz şimdi de.Müzede Efes Artemis Heykeli sergilenen e...