

Ege Bölge'sinin en büyük gölü olan bafa Gölü'nün kenarındaki Kapıkırı Köyü içinde bulunan HERAKLIA Antik kentiydeyiz şimdide.
Kapıkırı Bafa Gölü'nün hemen kenarında.Muğla'nın Milas ilçesine bağlı tarihi bir köy.Hem tarih hem doğal güzellikleri muhteşem.Aynı zamanda ilginç de bir köy çünkü tarihin içine köy yapılmış gibi.Mesela köyde 'Şehir Meclisi'ne gitmek için bir evin bahçesinden geçtik, düşünsenize evinizin bahçesinde yüzyıllarca yıl önce yapılmış tarihi sütunlar var:)
Bafa Gölünün kıyısında tertemiz havası, yemyeşil doğası ile bir pazar günü gelmeye değer.Bafa gölü eskiden Ege denizinin bri körfeziymiş.Yüzyıllar içinde Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonlar ile bir göl haline gelmiş.
Bafa Gölü'nü geçtikten sonra Kapıkırı tabelasını takip edip sola girdik.Uzunca bir patikadan sonra köye ulaştık.Köyün hemen girişinde teyzeler yere açtıkları tezgahlarında el emeği yazmalar, boncuklar falan satıyorlardı.Aslında neden köyde yapılan %100 organik tarım ürünleri için (aynı zamanda organik tarım köyü burası) ve (acaip güzel narlar vardı) nardan yapılan ev ürünleri satmıyorlar merak ediyorum.
Sevimli teyzeler ve ablalar turiste alışkın zaten arabanızı şuraya parkedin, şu tarafa gidin falan tarzındaki yol göstermelerinden sonra yola koyulduk.Önce Göl kenarına indik.Buraya arabayla da inilebiliyor.çay,kahve içebilecek yerler var, çocuklarda deniz kabuğu topladılar.Gölün içinde tam adanın üzerinde bir kale var, buraya ve diğer küçük adalara kayık ile göl turu geçilebiliyor.

Sonra geldiğimiz yöne geri dönüp Kaya Mezarlığı'na yöneldik.Tepeye çıktığımızdaki gördüğümüz Göl manzarası gerçekten çok güzeldi.Mezarların bir kısmı duruyor, bazıları ise suyun içinde kalmış, kısmen gözüküyor.Tepeye çıktığınızda kaya mezarlarını,Athena tapınağını, şehir sularını ve Agora'dan kalanları gezebilirsiniz.
Köy halkı hayvancılıkla geçindiği için yukarıya köyün merkezine geldikçe tezek ve hayvan kokmaya başlıyor ama ben bu kokuya bayılıyorum:) Çünkü bana hep bayramlarda rahmetli dedemin ve teyzelerimin olduğu köye gittiğimizdeki kokuyu hatırlatır.Çocukluğumun çok güzel günleri...Bir de köylerde odun sobasından çıkan o tütmüş adun kokusu yok mu bayılırımmmm...

Bafa Gölü'nde 5 adet ada bulunuyor.Bu adaların bazıları endemik kuş türlerinin üreme noktasıymış.
Zaman içinde Heraklia Kenti'nin denizle iletişimi kesilince kent önemini yitirmiş.
Gelmişken bafa Gölü kıyısında bir şeyler yemek lazım.Kefal, levrek ve yılan balığı gölden çıkıyormuş.Gölün yılan balığı usta ellerde pişerse gerçekten lezzettli olabiliyor...Tavsiye ederim...Gölden tutulmuş yılan balığı burada makbul olanmış dendi.Bizde denedik ve beğendik.Natura Panorama Restauranta gittik.Gayet güzel ,temiz, gölün hemen kenarında idi.Çocuklar ağaçların içinde koşturup oynadılar.Sanırım bungalov tarzı evler de var kalmak için...
Köyde kalacak pansiyonlar gördük.Bizim eve dönmemiz gayet kolay olduğundan kalmadık ama güzel bir köyde hem kafamı dinleyeyim hem yürüyüş yapıp, tarihle iç içe olayım hemde göl kenarında değişik kuşlar görğp temiz havayı içime çekeyim derseniz bu köye gidin derim...
-ve bitti-





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder